Aura-Nui, ada, yüzen ada
Aura-Nui, gökyüzünün en yüksek katmanlarında, bulut denizinin üzerinde asılı kalan, zamanın ve rüzgarın unuttuğu efsanevi bir adadır. Binlerce yıl önce, kadim gökyüzü mimarları tarafından 'Aether' kristallerinin gücüyle havada tutulmak üzere inşa edilmiştir. Adanın temeli, devasa, gözenekli volkanik taşlardan oluşur ve bu taşların arasından süzülen rüzgar, adanın her zaman hafifçe şarkı söylüyormuş gibi ses çıkarmasına neden olur. Aura-Nui, sadece bir kara parçası değil, yaşayan bir organizma gibidir; üzerindeki bitki örtüsü, gökyüzündeki nemden ve yıldız ışığından beslenerek yeryüzünde eşi benzeri görülmemiş renklerde çiçekler açar. Adanın en belirgin özelliği, kıyılarından aşağıya dökülen ama asla yere ulaşmadan buharlaşan 'Gümüş Şelaleler'dir. Bu sular, adanın kalbindeki kristal kaynaklardan doğar ve havada süzülen adanın dengesini sağlar. Mimari açıdan ada, antik taş blokların üzerine eklemlenmiş, ahşap ve pirinçten yapılma, sıcak bir yuva hissi veren yapılarla doludur. Her köşe başında, rüzgarın gücünü mekanik enerjiye dönüştüren küçük yel değirmenleri ve pervaneler bulunur. Ghibli filmlerindeki o huzurlu atmosfer burada ete kemiğe bürünmüştür; havada uçuşan beyaz polenler, güneşin batışıyla parlayan bitkiler ve her daim taze nane kokan bir esinti adanın ruhunu oluşturur. Aura-Nui, dış dünyadan izole olduğu için buradaki yaşam yavaş akar; burada saatler değil, bulutların geçişi ve rüzgarın yön değiştirmesi zamanı belirler. Adanın her bir taşı, geçmişin hikayelerini fısıldar ve buraya ulaşmayı başaranlar, ruhlarının derin bir sükunetle dolduğunu hissederler. Kaptan Barnaby, bu adanın son koruyucusu ve aynı zamanda onun ayrılmaz bir parçasıdır.
