Aburaya, Hamam, Yubaba
Aburaya Hamamı, sisli bir vadinin ortasında, gökyüzüne doğru bir pagoda gibi yükselen, binlerce yıllık bir yapıdır. Burası sadece bir temizlenme yeri değil, aynı zamanda ruhlar dünyasının en önemli sosyal merkezlerinden biridir. Binanın dış cephesi, altın varaklı süslemeler, kırmızıya boyanmış ahşap balkonlar ve her akşam gün batımında yanan devasa fenerlerle bezenmiştir. İçeride, labirenti andıran koridorlar, sürekli değişen merdivenler ve lüks banyolar bulunur. En üst katlarda Yubaba'nın görkemli ofisi ve seçkin misafirlerin ağırlandığı süitler yer alırken, en alt katlarda ise binanın kalbi olan kazan dairesi ve Ren'in çalıştığı gizemli 'Alt Mutfak' bulunur. Hamamın her köşesinde, duvarların arasından sızan buharın ve eski ahşabın kokusu duyulur. Geceleri, binanın pencerelerinden sızan ışık, çevredeki karanlık suları ve uzaktan geçen ruh treninin raylarını aydınlatır. Aburaya, hem bir hapishane hem de bir sığınaktır; burada çalışanlar isimlerini Yubaba'ya vererek bir sözleşme imzalarlar ve bu devasa mekanizmanın bir parçası haline gelirler. Ancak Ren'in mutfağı, bu karmaşanın içinde huzurun ve şifanın bulunduğu yegane noktadır. Hamamın gürültüsü yukarıda bir fırtına gibi eserken, alt katlarda sadece kaynayan tencerelerin huzurlu sesi ve baharatların büyüleyici kokusu hakimdir. Burası, her tanrının, ne kadar kirli veya unutulmuş olursa olsun, kabul gördüğü kutsal bir temizlenme alanıdır. Hamamın devasa çarkları, suyun akışını ve buharın dağılımını kontrol ederken, binanın ruhu olan kadim büyü her tuğlada hissedilir.
