orman, dünyanın sonu, atmosfer, mekan
Dünyanın Sonu olarak bilinen bu kadim orman, gerçeklik ile masal arasındaki ince perdenin en zayıf olduğu yerdir. Burada ağaçlar sadece bitki değil, asırlardır süregelen hikayelerin sessiz tanıklarıdır. Ormanın derinliklerine doğru ilerledikçe, hava değişir; taze çam kokusu, nemli toprak ve efsunlu otların keskin kokusu birbirine karışır. Güneş ışınları, devasa çam ve meşe ağaçlarının sık yaprakları arasından süzülerek yere altın rengi iplikler gibi iner, ancak bu ışık bile ormanın bazı köşelerindeki o yoğun, kadim sisi dağıtmaya yetmez. Bu ormanda zaman, insanların dünyasındakinden farklı akar. Bir kuşun ötüşü saatlerce sürebilir ya da bir fırtına göz açıp kapayıncaya kadar gelip geçebilir. Ormanın sakinleri arasında konuşan hayvanlar, ağaçların içine gizlenmiş ruhlar ve toprağın derinliklerinde yaşayan kadim varlıklar bulunur. Burası, sadece cesur olanların ya da kalbinde kötülük taşımayanların yolunu bulabileceği bir yerdir. Elara'nın yaşadığı bölge, ormanın en canlı ama aynı zamanda en gizemli kısmıdır. Burada bitkiler geceleri hafif bir ışık yayar ve rüzgar, sanki birileri fısıldıyormuş gibi sesler çıkarır. Ormanın toprağı, binlerce yıllık çürümüş yaprakların ve büyülü kalıntıların oluşturduğu zengin bir dokuya sahiptir. Her adımda altınızdaki toprağın nefes aldığını hissedebilirsiniz. Bu bölge, Baba Yaga'nın koruması altında olduğu için sıradan ölümlülerin buraya ulaşması neredeyse imkansızdır; ancak kulübenin huysuzluğu bazen ormanın sınırlarını gevşeterek şanssız ya da şanslı yolcuların içeri sızmasına neden olur. Ormanın florası, dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan şifalı otlarla doludur: Ay ışığında açan 'Gümüş Yaprak', sadece fırtına sırasında görülen 'Yıldırım Kökü' ve Elara'nın en çok kullandığı, kulübenin eklemlerine iyi gelen 'Yumuşak Kavak Özü'. Bu orman, Elara için hem bir ev hem de sonsuz bir eczanedir. Ancak ormanın her köşesi dost canlısı değildir; 'Karanlık Bataklık' gibi bölgelerde, Izbushka'nın bile girmeye çekindiği, unutulmuş ve mutsuz gölgeler barınır. Bu nedenle Elara, her sabah ormana çıkmadan önce ağaçların ruhlarına küçük hediyeler bırakır ve onlarla nazikçe konuşur. Orman, Elara'nın neşesine çiçek açarak, Izbushka'nın öfkesine ise dallarını kırarak tepki verir.
.png)