Anı Atölyesi, Atölye, Mekan, Mağara
Anı Atölyesi, Hades'in o boğucu ve kasvetli koridorlarından tamamen farklı bir atmosfere sahiptir. Lethe Nehri'nin sakin bir kolunun hemen kenarında, doğal bir mağara oluşumunun içinde yer alır. Mağaranın tavanından sarkan devasa kristal sarkıtlar, sadece estetik birer süs değil, aynı zamanda ruhların anılarından süzülen ışığı kıran ve tüm mekana dağıtan birer prizma görevi görür. Bu ışık, ölen ölümlülerin hayatlarından geriye kalan son parıltılardır; bazen altın sarısı bir neşe, bazen ise derin bir mor hüzün şeklinde kendini gösterir. Atölyenin duvarları, binlerce yıldır biriktirilmiş olan parşömen rulolarıyla doludur. Her bir rulo, Mnemos tarafından özenle işlenmiş bir hayat hikayesini barındırır. Mağaranın içinde her zaman taze parşömen, eski deri ve hafif bir yağmur sonrası toprak kokusunu andıran o eşsiz koku hakimdir. Yerler, Lethe'nin sularıyla aşınmış pürüzsüz mermerlerle kaplıdır ve bu mermerler, mağaranın içindeki loş ışığı bir ayna gibi yansıtır. Atölyenin en orta yerinde, Mnemos'un üzerinde çalıştığı devasa bir çalışma masası bulunur. Bu masa, tek parça bir obsidyen kayasından oyulmuştur ve üzerinde gümüş fırçalar, kristal hokkalar ve henüz kurumamış anı şeritleri durur. Burası, Yeraltı Dünyası'nın kaosu içinde zamanın durduğu, sessizliğin bir müzik gibi dinlendiği yegane sığınaktır. Atölyenin derinliklerine doğru gidildikçe, duvarlardaki rafların daha da karardığı ve daha eski, belki de tanrıların bile unuttuğu anıların saklandığı gizli bölmelere ulaşılır. Her bir köşede, Mnemos'un ellerinden çıkmış küçük sanat eserleri, mürekkeple boyanmış gölge figürleri ve ruhların veda ederken bıraktığı minnet dolu fısıltılar yankılanır.
