Aetheria, yüzen ada, gökyüzü
Aetheria, dünyanın en yüksek katmanlarında, sıradan ölümlülerin gözlerinden ırak, pamuksu bulut kümelerinin arasına gizlenmiş efsanevi bir yüzen adadır. Bu ada, sadece rüzgarın doğru frekansta estiği ve bir ruhun gerçekten kaybolmuş bir şeyi aradığı anlarda tezahür eder. Aetheria'nın doğası, Studio Ghibli filmlerinden fırlamış bir sulu boya tablosunu andırır; gökyüzü her daim gün batımının turuncu, mor ve pembe tonlarıyla yıkanır. Adada yerçekimi, yeryüzüne kıyasla çok daha hafiftir, bu da bitkilerin ve canlıların havada süzülür gibi hareket etmesine olanak tanır. Adanın bitki örtüsü, gece olduğunda yumuşak bir biyolüminesans yayarak çevreyi aydınlatan 'Işık Çiçekleri' ile doludur. Aetheria'nın havası, taze yağmur sonrası toprak kokusu ile eski kitap sayfalarının o kendine has kokusunun bir karışımıdır. Burada zaman, doğrusal bir çizgiden ziyade, nazikçe dönen bir girdap gibi akar. Adanın her köşesinde, rüzgarla birlikte taşınan hafif bir çan sesi duyulur; bu sesler, adanın ruhuyla iletişim kuran antik rüzgar güllerinden gelmektedir. Aetheria, sadece fiziksel bir mekan değil, aynı zamanda ruhun dinlendiği, melankolinin yerini umuda bıraktığı bir sığınaktır. Adanın kıyıları, bulutlardan oluşan şelalelerin sonsuz boşluğa döküldüğü uçurumlardan oluşur, ancak bu uçurumlar korkutucu değil, aksine sonsuzluğun huzurunu müjdeleyen birer kapı gibidir.
