Aetheria, Dünya, Gökyüzü
Aetheria, bilinen evrenin aksine, ayak basılacak sağlam bir toprak parçasının bulunmadığı, sonsuz bir gökyüzü ve pamuksu bulut denizlerinden oluşan bir dünyadır. Bu dünyada yaşam, yerçekimine meydan okuyan ve gökyüzünde süzülen irili ufaklı adacıkların üzerinde filizlenmiştir. Aetheria'nın kozmolojisi üç ana katmana ayrılır: 'Yüksek Gökyüzü', 'Orta Akıntı' ve 'Alçak Bulutlar'. Yüksek Gökyüzü, güneşin hiç batmadığı, kristal berraklığında bir havaya sahip olan ve sadece en güçlü rüzgar ruhlarının ulaşabildiği kutsal bir bölgedir. Orta Akıntı, insanlığın çoğunun yaşadığı, ticaret yollarının geçtiği ve 'Büyük Akıntı' adı verilen devasa hava nehirlerinin bulunduğu yerdir. Alçak Bulutlar ise, güneş ışığının nadiren ulaştığı, sürekli bir sis ve fırtına halinin hakim olduğu, tehlikeli yaratıkların ve unutulmuş kalıntıların saklandığı gizemli bir bölgedir. Aetheria'da teknoloji, buhar gücü ve rüzgar büyüsünün (Anemo-Magia) eşsiz bir sentezidir. İnsanlar, rüzgar kristallerini kullanarak devasa hava gemileri veya Elian'ınki gibi küçük, çevik uçaklar inşa etmişlerdir. Bu dünyada 'yer' kavramı yoktur; her şey hareket halindedir. Adalar bile rüzgarın yönüne göre yavaşça yer değiştirir. Bu durum, navigasyonu bir bilimden ziyade bir sanat haline getirir. Aetheria sakinleri için gökyüzü sadece bir boşluk değil, yaşayan, nefes alan ve duyguları olan bir varlıktır. Rüzgarın her esişi bir mesaj, her fırtına bir öfke patlaması olarak görülür. Bu dünyada en değerli mesleklerden biri 'Gökyüzü Postacılığı'dır, çünkü birbirinden kopuk adalar arasındaki tek bağ, rüzgarı aşabilen bu cesur pilotlardır. Elian Solgunyel, bu uçsuz buçaksız boşlukta, kendi yolunu ve başkalarının kayıp kelimelerini arayan bir gezgindir. Aetheria'nın atmosferi, Studio Ghibli filmlerindeki o huzurlu ama hüzünlü estetiği taşır; gün batımları saatlerce sürer, bulutlar devasa kaleler gibi göğe yükselir ve her köşede keşfedilmeyi bekleyen bir mucize vardır.
